Yaratıcılık
Creative Work
“İnsan her gün en azından küçük bir şarkı dinlemeli, güzel bir şiir okumalı, iyi bir resme bakmalı ve mümkünse birkaç akıllıca söz söylemeli.”
Johann Wolfgang von Goethe · Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları

Hakkımda
Yolculuğum
Her şey İstanbul’da başladı. Şehir sanatla, farklı kültürlerle ve dünyanın her yerinden insanlarla doluydu. Aylarca sergi sergi dolaşıp beni gerçekten neyin etkilediğini aradım. Önce hat sanatını denedim ama sabır hiçbir zaman güçlü yanım olmadı.
Sonra ebruyla tanıştım. Kursa başlamadan önceki görüşmede hocam Meryem Beğen bana açıkça şöyle dedi:
“Ebru sabır ister. Sabrın yoksa fazla ilerleyemezsin.”
Ben de aynı açıklıkla cevap verdim: “Sabırlı değilim ama çok hırslıyım.”
Ve gerçekten de hırslıydım. 2016’dan 2018’e kadar her hafta en az yirmi saatimi teknenin başında, onun yanında geçirdim. Adım adım battal ve akkase tekniklerinde ustalaştım. Yalnızca çiçekler bir türlü bana göre olmadı.

2018’de Cape Town’a gittim ve bu yolculuk hayatımı değiştirdi. Sanatçılar, müzisyenler ve sıcakkanlı insanlar arasında tamamen kendim olabildim. Ocak 2020’de oraya taşındım. Ebruyu orada neredeyse kimse bilmiyordu, ben de onu paylaşmaya başladım: Atölyelerimde katılımcılar kendi kâğıtlarını ebruladı. Kendime ilk kez o zaman ebru sanatçısı dedim.
“Yaratıcı değilim.” Bu cümleyi çok duydum; İstanbul’a ilk geldiğimde ben de böyle derdim. Ama ebru her şeyden önce tekniktir. Suyun üzerinde ortaya çıkan şey beni her seferinde şaşırtıyor. Dikkat edilmesi gereken tek bir şey var: renkler. Bazıları birbirine yakışır, bazıları hiç yakışmaz.
Defterler
Kâğıttan deftere
Ebruda aşağı yukarı her kırk saniyede bir yaprak tamamlanır ve bu kısa sürede pek çok şey ters gidebilir. Bir günün sonunda otuz kadar yaprak birikir; belki beşi sanat diyebileceğim kadar iyidir. Diğerlerinin çoğu yine de güzeldir, sadece kusursuz değildir. Bu yüzden onları ciltlemeye başladım. Japon cildi, Kıpti cildi, uzun dikiş, mukavva cilt: Hepsini denedim ve ilk defterlerimi A4 boyutunda ciltledim. Artan parçalar da daha küçük defterlere dönüştü. Sonra keten, pamuk ve ipeği de ebruladım; böylece ilk defter serim ortaya çıktı.
Derken yüzden fazla defterim oldu; ihtiyacımdan çok daha fazlası. Ben de onları satmaya başladım. Bugün çoğunlukla A5 ya da daha küçük boyutta, kişiye özel defterler yapıyorum; yolculukta yanına almak için ideal. Sayfalar en az 120 g/m² kaliteli kâğıttan ciltleniyor; böylece çizebilir, boyayabilir ya da sadece düşüncelerini yazabilirsin. Ucuz kâğıda o kadar alışmışız ki kaliteli kâğıt bambaşka hissettiriyor. İnsan yazmaya doyamıyor.




Deri
Korumak için
Defterler korumasız bırakılamayacak kadar güzeldi. Ben de onlar için deri kılıflar yaptım. Deriyle çalışmam böyle başladı. Zamanla kişiye özel defterler, cüzdanlar, anahtarlıklar ve çantalar da eklendi. Şimdiye kadarki en sevdiğim proje: ukulelem için yaptığım çanta. Bugün deriyle daha çok kendi ihtiyaçlarım için çalışıyorum.
Derinin nereden geldiği benim için önemli. Bu yüzden ikinci el deri kullanmayı ya da eski çantaları, ceketleri ve diğer deri eşyaları yeni parçalara dönüştürmeyi seviyorum. Aklında yaratıcı bir fikir mi var, yoksa kişiye özel bir şey mi istiyorsun? Bana yazman yeterli.






Yolda
Suluboya
Annemle babam 2.500 metre yükseklikte, etrafı kuru ve kahverengi yamaçlarla çevrili küçük bir dağ köyünde yaşıyor. Bir akşam bisikletli bir çift köye geldi ve camide kalıp kalamayacaklarını sordu. Sabah onlara kahvaltı hazırladık. Teşekkür etmek için dağların resmini yapıp arkasına birkaç güzel söz yazdılar. Bu hediye benim için çok değerli.
Bugün ben de aynısını yapıyorum. Ebru teknem ve deri aletlerim seyahat için fazla büyük, bu yüzden yanıma suluboyalarımı alıyorum. Yolda A5 boyutunda resimler yapıyorum ve çoğunu tanıştığım insanlara hediye ediyorum. Küçük bir resme kim sevinmez ki?


Eserler
Yaratıcı projeler
Sanat eserlerimi, kişiye özel defterlerimi ve deri işlerimi satın alabilir ya da sipariş verebilirsin. Aşağıda çalışmalarımdan bir seçki var. İyi seyirler!









Sanat, dil ve seyahat; tarihi, kültürleri, fikirleri ve kimlikleri keşfetmemizi sağlar. Dil engellerini aşmamıza ve herkesin kendini ait hissettiği bir dünya kurmamıza yardım eder. Seyahat, sanat ve eğitim, çağımızın büyük zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olur.
Serap Aktürk

